Yurtdışı Gezi

Tam Bir Kültür ve Sanat Merkezi Amsterdam

Hollanda’nın başkenti Amsterdam tarih, sanat ve kültür severlerin mutlaka uğraması gereken şehirlerden biri olarak öne çıkarken, özellikle de müze meraklıları için çok geniş seçeneklere sahip bir kent. Hollanda Amsterdam ziyaretinde Kraliyet Sarayı ve Müzeler Meydanı mutlaka görülmesi gereken kültür sanat mekanları arasında bulunuyor.

Kraliyet Sarayı Görülmesi Gereken Bir Eser

Amsterdam’ın merkezi kabul edilen Dam Meydanı, çevresinde bulunan yapılar ile de şehrin en önemli noktalarından bir tanesi. Bunlardan en önemlisi 1655 yılında yapımına belediye binası amacıyla başlanan, bir müddet öyle de kullanılan Kraliyet Sarayı. Neoklasik tarzda inşa edilen yapı, daha sonra kraliyet sarayı olarak tekrar düzenlenmiş. Bugün Hollanda tahtının sahibi olan Orange- Nassau Hanedanı tarafından kullanılan yapının hemen yanında, yaklaşık 600 yaşında, gotik mimarili, önemli bir başka yapı bulunmakta: Nieuwe Kerk, yani “Yeni Kilise”. Dam Meydanı’nın bir başka köşesinde ise mimar Jacobus Oud tarafından tasarlanan İkinci Dünya Savaşı Anıtı görülebilir. Ayrıca, turistlerin pek rağbet ettikleri Madame Tussaud Müzesi de yine Dam Meydanı’nın yıldızları arasında. Meydana yürüyüş mesafesinde olan Centraal Station da mimarisi ve azametli ihtişamıyla Amsterdam’ın en dominant ve ikonik yapılarından biri. Centraal Station yapılana kadar şehrin en cıvıltılı yerlerinden olan Tarihi Liman da yine burada bulunuyor.

Osmanlı Lalesi Nasıl Hollandalı Oldu?

Bildiğiniz Osmanlı Lalesi ilginç bir şekilde Hollanda Lalesi olarak tanınıyor. Peki Osmanlı Lalesi nasıl oldu da Hollanda Lalesi olarak bilinir hale geldi?

1562’de Anvers Limanı’na İstanbul’dan kumaş getiren bir gemi, Amsterdam ve Hollanda’nın kaderini etkileyecek bir şeye sahiptir: Lale soğanları. İstanbul’dan getirilen kumaş toplarının arasından çıkan lale soğanlarını, Osmanlı soğanı zanneden Anversli tüccarlar birçok lale soğanını kızartmış, zeytinyağı ve sirkeyle bir güzel yemiştir. Artan soğanlar ise bahçelere ekilir. Ertesi bahar o bahçelerde açan harika Osmanlı Laleleri görenleri kendine hayran bırakır. Bugün artık Hollanda’nın en bilindik sembollerinden biri olan rengarenk laleleri Amsterdam’da Çiçek Pazarı’nda görmek, koklamak ve soğanlarını satın almak mümkün.

Amsterdam Müzeler Meydanı

Amsterdam’ın bir başka önemli turistik merkezlerinden biri de şüphesiz ki Müzeler Meydanı. Rembrandt, Vermeer, Breitner gibi önemli sanatçıların eserlerinin bulunduğu Rijksmuseum ve Van Gogh’un depresif hayatından kesitler, eserler ve kardeşi Theo’ya mektupların sergilendiği Van Gogh Müzesi meydanın en gözde iki müzesi. Bunların yanında, Moco ve Stedelijk ile dünyanın en zengin müzelerinden biri olan Hermitage Müzesi de görülmeye değer.

Barselona’da Gidilmesi ve Görülmesi Gereken Yerler

Avrupa bölgesinde gezi, tatil ve seyahat dendiğin akla ilk gelen isimlerden biri olan Barselona her yıl on binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Sahip olduğu güzellikleri ve etkinlikleriyle Avrupa’da gezilecek ve görülmesi gereken en önemli yerlerden biri. Barselona, sıra dışı mimarisi, zengin kültürü, lezzetli yemekleriyle, yaşanacak pek çok güzellikle dolu. Kısaca özetlemek gerekirse Avrupa’nın en güzel şehirlerinden bir tanesi olarak öne çıkıyor.

Lasagrada Familia Barselona “Bitmeyen Kilise”

Halk arasında bitmeyen kilise olarak bilinen La Sagrada Familia, Barselona’nın ve modernizmin sembolü olarak değerlendiriliyor. Antonio Gaudi’nin bir eseri olan kilise, ünlü mimarın ölümünün yüzüncü yıl dönümünde, 2026’da tamamlanacak. Burayı ilgi çekici kılan bir hikayesi de var. Gaudi buranın inşası sırasında, kiliseye bakarken tramvay çarpması sonucu hayatını kaybetmiş. Bu olaydan sonra şehirde ulaşım şekli olarak kullanılan tramvaylar kaldırılmış. Barselona‘ya gittiğinizde bu kilise görmeniz gereken en önemli yerlerden biri. Kapısında metrelerce kuyruk oluşabildiği için biletinizi önceden almanız tavsiye ediliyor.

Robata: Barselona’da Japon Mutfağı

Barselona’da Japon mutfağının en güzel çıktılarını burada yiyebilirsiniz. Uramaki, tempura, nigiri, sashimi, corvina ceviche, ton balığı ve somon tataki gibi spesiyaller ile menüsü oldukça çeşitli. Ev yapımı tatlılar, çikolata, limon ve havuçlu kek gibi seçenekler de damağınızda tat bırakacak. Robata’da aynı zamanda glütensiz alternatifler de bulabilirsiniz. Dekorasyonuyla da bir o kadar şık ve rahat olana Robata‘nın terasında ilkbahar ve yaz aylarının tadını çıkarabilirsiniz.

Park Guell: Barselona’da Kültür Sanat

Barselona, önemli bir sanat ve kültür merkezi olarak uzun bir geçmişe sahip. O sebeple gezecek çok yer var. Barselona’da kültürel geziye Park Guell‘den başlanabilir. Hayatının son 20 yılını burada geçiren Gaudi’nin, parkın her yerinde izi bulunuyor. Buraya gelenler Carmel Tepesi’nden şehrin manzarasını da izleyebilirler.

Barselona Picasso Müzesi: Picasso’nun Evi

Pablo Picasso Barselona’da on yıl yaşamış bir sanatçı. Burada ürettiği sanat eserlerini ilk defa Barselona Picasso Müzesi’nde sergilemiş. Müze şehrin El Born olarak adlandırılan eski kısmında yer alıyor. Picasso‘nun okul öncesi çizimleri, aile üyelerini resmettiği güçlü portreleri, mavi ve pembe dönemlerine ait seçme eserlerine kadar 3.800 adet çalışması burada sergileniyor.

Barselona’da Alışveriş: Palo Alto Market

Tabii ki, tatillerin olmazsa olmazı alışveriş için de Barselona‘da yerler var. Her ayın ilk haftası Barselona’da Palo Alto Market adıyla şehir merkezinde büyük bir sokak etkinliği düzenleniyor. Sanattan modaya, tasarımdan kıyafete çeşitliliği ile adeta baş döndüren bir etkinlik. Lezzet ve müzik dolu Palo Alto Market mutlaka ziyaret edilmeli.

Barseolana’da Konaklama: Hotel Brumell

Poble Sec’in kalbinde bulunan Hotel Brumell konaklama için tercih edilebilecek otellerden biri. Burası şehrin ruhunu içinde taşıyan bir tasarım oteli. Hotel Brumell, aynı zamanda kozmopolitan ve modern havasıyla en çok tercih edilen hafta sonu kahvaltı mekanları arasında yer alıyor. Tropikal, sağlıklı ve lezzetli bir mutfak deneyimi yaşamak isteyenler yine bu hotel tercih edebilirler.

Barselona Tinta Roja Kokteyl Bar

Burası, Arjantin esintileriyle dolu, kabare atmosferi içerisinde olan bir kokteyl bar. Müzik ve dansın yanı sıra içeride aynı zamanda bir sergi alanı ve tiyatro sahnesi de mevcut. Tinta Roja Perşembe’den Cumartesi’ye farklı sanatçıları konuk eden barda her çarşamba ücretsiz tango dersleri de veriliyor. Barselona seyahatinde farklı bir deneyim sahibi olmak isteyenlerin mutlaka uğraması gereken noktalardan biri olarak öne çıkıyor.